• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
CHP’nin 24 Haziran’da yaptıkları-yapamadıkları?
  • 0
  • 23 Temmuz 2018 Pazartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

İmambakır Üküş; CHP’nin de Muharrem İnce’nin de bir şeyi iyi kavraması gerekiyor. AKP’ye ve Erdoğan’a öykünerek AKP’yi ve Erdoğan’ı yenemezsiniz. AKP’yi ve Erdoğan’ı yenmenin yolu onlara öykünen popülist söylemlerle olmaz. AKP’yi ve Erdoğan’ı yenmenin yolu “Türban” veya “Cuma namazları” şovu ile olmaz…

24 Haziran seçimleri bitti ama tartışmaları bitmedi…
Seçim sonuçlarının Türkiye’ye etkisi kadar siyasi partilerde yaratacağı sonuçlar da uzun süre tartışılacak…
25 Haziran’da artık Türkiye’de yeni bir rejim resmen inşa ediliyor…
Sonuçlarını hep birlikte göreceğiz…
***
Hemen herkes seçimlerin ikinci tura kalacağına emindi…
Hemen herkes Meclis’te AKP ve MHP bloğunun çoğunluğu sağlayamayacağından emindi…
Ne oldu da seçim birinci turda bitti?
Ne oldu da AKP ve MHP bloğu mecliste çoğunluğu sağlayabildi?
***
Başkanlık rejimine doğru ilk adım 16 Nisan referandumuyla atıldı…
16 Nisan’da bütün baskılara, OHAL’e ve eşitsiz koşullara rağmen Türkiye’nin yarısına yakını “HAYIR” dedi…
Daha önemlisi başta İstanbul ve Ankara olmak üzere batıda büyük kentlerin tamamına yakını “HAYIR” dedi…
AKP ve MHP’nin en güçlü olduğu illerde bile “HAYIR” oyu beklentinin üzerinde çıktı…
***
Peki, ne oldu da 16 Nisan’da başkanlık rejimine “HAYIR” diyen büyük kentler 24 Haziran’da AKP ve MHP’ye “EVET” dedi…
Ne oldu da ortada “HAYIR” diyenleri çoğaltacak koşullar olmasına rağmen “HAYIR” eğilimi güçlenmedi?
16 Nisan ve 24 Haziran arasında değişen ne oldu?
Neden 16 Nisan’da elde ettiğimizi koruyamadık, neden üzerine bir şey koyamadık?
***
16 Nisan’ın başarısının “sırrı” ortada bir parti tercihinin olmamasıdır…
16 Nisan’da rejim “tercihi” oylandı…
24 Haziran’da parti “tercihi” yapıldı…
Neden 24 Haziran’ı 16 Nisan’ın devamı olarak seçmene anlatamadık?
***
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce “apolet olayında yanlış yaptık” dedi…
Peki, CHP’nin daha doğrusu Muharrem İnce’nin kampanyasının “tek yanlışı” bu muydu?
24 Haziran’da başarısızlığın nedeni neydi?
***
Muharrem İnce görünüşte başarılı bir kampanya yürüttü…
Küskün veya yorgun CHP’lileri ve CHP seçmenini harekete geçirdi…
CHP’lileri ve CHP seçmenini harekete geçirdi…
Ama daha fazlasını yapamadı…
***
CHP’lileri ve CHP seçmenini harekete geçirmesi, coşturması önemliydi ama sonucu belirleyecek bir şey değildi…
Önemli olan “diğer” seçmene ulaşmak, onu ikna etmek onu inandırmaktı…
Muharrem İnce’nin Erdoğan’a “çakmak” üzerine söylemi bunu sağlayamadı…

CHP’li seçmeni heyecanlandırdı ama AKP ve MHP’li seçmeni ikna edemedi, onları kazanamadı…
***
Muharrem İnce’nin seçim kampanyası baştan sona yanlıştı…
Erdoğan’a özenen, onun gibi olmaya çalışan ve en önemlisi Erdoğan’ı kişisel olarak karşısına alan bir kampanyanın başarılı olma şansı baştan itibaren yoktu…
Erdoğan’ın da baştan itibaren istediği buydu…
Çok bilinçli olarak diğer adaylar yok sayılırken Muharrem İnce – Erdoğan karşıtlığı öne çıkarıldı…

***
Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına niye itiraz ediyorduk?
Çünkü Erdoğan seçimi Erdoğan ve Kılıçdaroğlu karşıtlığına indirgeyerek kutuplaşma üzerinden kampanya yapacak diye…
Ne yazık ki bilerek veya bilmeyerek Muharrem İnce de bu tuzağa düştü…
Muharrem İnce mi Erdoğan mı sorusuna AKP ve MHP’ye oy veren seçmen “doğal” olarak Erdoğan dedi…

***
Kampanyanın en büyük yanlışı Muharrem İnce’nin de başkanlık rejimini kabul etmiş gibi kampanya yapmasıydı…
Muharrem İnce “oy verin parlamenter demokrasiye sahip çıkalım” demedi…
Aynı Erdoğan gibi “oy verin ben yapacağım” dedi…
Eğer sistem değişikliğini kabul edeceksek AKP ve MHP seçmeni Muharrem İnce’ye niye oy versin?

***
16 Nisan’da “HAYIR” diyenler içinde AKP ve MHP seçmeni de vardı…
Bizler 24 Haziran’da bu seçmeni koruyamadık…
Çünkü kampanyayı “rejim değişiyor onun için hayır de” üzerine kuramadık…
Rejim değişikliğini-başkanlığı kabul ederek “en iyi başkan ben olacağım” diye oy istedik…

***
Muharrem İnce’nin bu söylemi yalnızca 16 Nisan’da “Hayır” diyen seçmeni rahatsız etmedi…
Hatırlayın İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de aynı itirazları yaptı…
Millet ittifakındaki partiler ortak bir deklarasyon yayınlamak zorunda kaldılar…
O deklarasyonda da Saadet Partisinin itirazı üzerine “parlamenter demokrasiye” dönüş güçlü bir şekilde vurgulanamadı…

***
CHP’nin seçim kampanyası Muharrem İnce’nin kampanyasının gölgesinde kaldı…
Sahada sanki iki parti seçime gidiyordu; Muharrem İnce Partisi ve CHP…
CHP örgütleri bütün gücüyle Muharrem İnce kampanyasını örgütledi…
CHP her yerde Muharrem İnce’ye oy istedi ama Muharrem İnce başta olmak üzere kampanyayı yürütenler CHP’ye oy istemediler…

***
Aslında bütün olumsuz koşullara, baskılara, eşitsizliklere ve OHAL’e rağmen Erdoğan’ın, AKP ve MHP’nin oy kaybettiği ortada…
AKP, MHP, BBP ve HÜDA-PAR’ın oyları %63 civarında olmasına rağmen Erdoğan’ın bütün hile ve hurdaya rağmen aldığı oy %52 civarında…
AKP’nin ve MHP’nin de oy kaybı ortada…
Milletvekili sayısı 50 artarak 600 olmasına rağmen AKP yeni milletvekili kazanamadığı gibi milletvekili kaybetti…

***
Peki, toplumda neden bu kadar umutsuzluk var?
Peki, neden toplumda büyük bir moral bozukluğu var?
Peki, neden herkeste büyük bir yılgınlık ve kırgınlık var?
Çünkü büyük bir beklenti vardı ve 24 Haziran gecesi kötü bir sınav verildi…

***
Kampanyanın coşkusu, yapılan büyük mitingler büyük bir beklenti yarattı…
Oylara sahip çıkılacağı, YSK önünde “50 bin avukatla nöbet tutulacağı” söylendi…
Ancak ne mitinglerin kalabalığı oylara yansıdı…
Ne YSK’nın önünde bırakın 50 bin avukatı 5 avukatla bile nöbet tutan olmadı…

***
Aslında kampanya sırasında kitlesel katılımla ilgili hep “Cumhuriyet mitingleri” örneğini verdim…
Cumhuriyet mitingleri de tarihinin en kitlesel ve coşkulu mitingleriydi…
Ama o zaman seçimlerde CHP en düşük oyu AKP ise tarihinin en yüksek oyunu aldı…
Çünkü o ve şimdiki mitingler bizleri heyecanlandırdı ama AKP ve MHP’ye kırgın veya tepkili seçmeni “ürküterek” yeniden AKP ve MHP’ye oy vermeye teşvik etti…

***
24 Haziran gecesi çok kötü yönetildi…
CHP ve Muharrem İnce kötü bir sınav verdi…
Hala toplumu ikna edecek bir cevap verebilmiş değiller…
Hala herkes CHP’nin yaptıklarını sorguluyor, hala herkes “nöbet tutacağım” diyen Muharrem İnce’nin neden ortadan kaybolduğunun, ulaşılamadığının cevaplarını arıyor…

***
CHP’nin de Muharrem İnce’nin de bir şeyi iyi kavraması gerekiyor…
AKP’ye ve Erdoğan’a öykünerek AKP’yi ve Erdoğan’ı yenemezsiniz…
AKP’yi ve Erdoğan’ı yenmenin yolu onlara öykünen popülist söylemlerle olmaz…
AKP’yi ve Erdoğan’ı yenmenin yolu “Türban” veya “Cuma namazları” şovu ile olmaz…

***
Muharrem İnce aynı yanlış anlayışını hala devam ettiriyor…
Parlamenter sisteme dönmek için değil başkan olmak için konuşuyor…
CHP açık ve net bir karar almalı…
Parlamenter sistem için mi mücadele edecek, başkanlık rejimini kabul edip başkanlık için mi?

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM