• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Modern Zamanların Zor Hastalığı: “Fibromiyalji”

Modern Zamanların Zor Hastalığı: “Fibromiyalji”

Adana (CUHA) – Son yıllarda adını daha fazla duymaya başladığımız fibromiyalji, modernleşmeyle
birlikte görülme sıklığı da hızla artan hastalıklar arasında yer alıyor. Öyle ki bu
hastalık günümüzde ekonomiyi, iş hayatını ve gündelik yaşamı bile olumsuz etkiler
hale gelmiş durumda. Birçok probleme kapı aralayan fibromiyaljinin tespiti için ise pek
çok tetkik yapılması gerekiyor. Öyle ki her üç hastadan yalnızca biri doğru tanı alarak
tedaviye başlayabiliyor.

Fibromiyaljinin çoğunlukla 25-55 yaşları arasında, özellikle kadınlarda daha sık
olmakla birlikte erkeklerde ve hatta çocukluk döneminde görülebildiğini söyleyen
Medline Adana Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Süleyman
Tatlı, kas-iskelet sisteminde oluşan ve uzun süreler etkili olabilen bir hastalık olarak
tanımlanan fibromiyalji hakkında önemli bilgiler verdi.

Nedeni tam bilinmiyor
Fibromiyalji beraberinde yaygın kas ağrıları, yorgunluk, halsizlik, bitkin olma durumu,
uykuda düzensizlikler gibi çeşitli problemleri de getiriyor. Vücudun bazı hassas
noktalarında karakterize olan fibromiyaljinin sebebinin henüz çok net bilinmemekle
birlikte stres düzeyi ile yakın ilişki içerisinde olduğunun düşünüldüğünü söyleyen Dr.
Süleyman Tatlı, hastalığın tedavisinde stres ile baş etme yöntemlerinin etkili
olduğunu belirtiyor.

Ağrılar yaşam kalitesini düşürüyor
Ağrı ve yaygın hassasiyet hissinin hastaların en sık yakınmaları arasında olduğunu
söyleyen Dr. Süleyman Tatlı, “Ağrılar sıklıkla hastalarda vücudun daha çok kullanılan
bel ve boyun bölgesinde yoğun bir şekilde hissedilir. Omuz, dirsek, diz ve ellerde de
ağrı olabilir. Hastalar vücudunun bir tarafının diğer taraftan daha çok ağrıdığını ifade
ederler. El ve ayaklarının şiş olduğundan yakınırlar. Ancak muayenede çoğunlukla
şişlik saptanamaz. Uyku bozukluğu, sabahları yorgun kalkma, karın ve göğüs ağrısı,
ellerde uyuşma, kabızlık, ishal, mide ağrısı, adet dönemlerinde ağrı, nefes almada
zorlanma ve çok çabuk sinirlenme gibi bulgular da hastalığa eşlik eder. Hastaların
yarısında gerilim tipi baş ağrısı vardır. Sık idrara çıkma ve acil idrar yapma isteği de
sık görülen şikayetlerdendir. Çene eklemi ağrıları, kramplar ve kulak çınlamaları hatta
baş dönmeleri bile olabilir” diyerek bazı hastalarda şikayetlere depresyon ve
anksiyetenin de eşlik edebileceğini sözlerine ekliyor.

Tanı koymak için birçok tetkik gerekiyor
Fibromiyalji teşhisinin konulmasının çok da kolay olmadığını çünkü hastalığa özgü

herhangi bir laboratuvar ya da radyolojik test bulunmadığını vurgulayan Dr. Süleyman
Tatlı, hastalığın tespiti için pek çok tetkik yapılmasının gerekebileceğini belirtiyor. Dr.
Süleyman Tatlı, “Yapılan tetkikler, altta yatan bir hastalık yoksa genellikle normal
sonuç verir. En az 3 aydır devam eden yaygın ağrı olması ve vücudun belli
bölgelerine, ki bunlar önceden tanımlanmış 18 hassas noktadır, bası uygulandığında
bunlardan 11’inde ağrının tespit edilmesi tanı konulmasına yardımcı olur” diyor.

Başka hastalıklara kapı açıyor
Fibromiyalji sendromumun sakatlık sebebi veya hayatı tehdit eden bir hastalık
olmadığını ancak başka hastalıklara kapı aralamasının ve yaşam kalitesini
düşürmesinin tedaviyi zorunlu kıldığını anlatan Dr. Süleyman Tatlı, “Tedavide
kullanılan ilaçlar, ağrıyı azaltmak, yorgunluğu gidermek, uykuyu düzenlemek ve
depresyonu tedavi etmek amacıyla kullanılır” diyerek bunların dışında hassas
noktalar üzerine lokal enjeksiyonlar da uygulanabileceğini söylüyor.
Fizik tedavi uygulamaları olumlu sonuç veriyor

Fizik tedavi uygulamalarında ise manuel terapi, kuru iğne, sıcak uygulama ve masaj
ile yüz güldürücü sonuçlar alınabildiğini söyleyen Dr. Süleyman Tatlı, “Fibromiyalji
tedavisinde özellikle aktif olarak spor yapmak hastalığın tedavisinde ve tekrar
oluşumunun önlenmesinde etkili bir yöntem olarak öne çıkıyor. Bunun dışında tatile
çıkarak stres yaratan ortamlardan uzaklaşmak ve kaplıca kürleri de oldukça yararlı
olabilmekte” diyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?