• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
Muharrem İnce’yi derin devlet destekliyor yalanı niye yazılıyor?
  • 0
  • 30 Temmuz 2018 Pazartesi
  • 1 Star2 Stars3 Stars4 Stars5 Stars
  • +
  • -

İmambakır Üküş; Ahmet Hakan ve Sevilay Yılman her gece “güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgiyle Kılıçdaroğlu yarın istifa” ediyor yalanını bilerek uydurdular-yaydılar. Kılıçdaroğlu, istifa etmeyince de şimdi yeni bir yalan uydurarak kirli propaganda yapıyorlar…

24 Haziran seçim sonuçları daha belli olmadan CHP’de kurultay tartışmaları başladı…

24 Haziran’da “50 bin avukatla YSK’nın önünde olacağım” diyen Muharrem İnce o gece bırakın YSK’nın önünde olmayı hiçbir yerde bulunamadı…

Herkesin ikinci tura kalacağına kesin gözüyle baktığı seçim sonuçlarını Muharrem İnce parti kurmaylarıyla değil bir lüks otelde kat kapatarak izledi…

O gece kimsenin ulaşılamadığı Muharrem İnce gecenin ilerleyen saatlerinde YSK’dan önce “adamın kazandığını” ilan etti…

***

Muharrem İnce’nin “adam kazandı” açıklamasından önce AKP genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan yapacağı balkon konuşmasını iptal etmişti…

Muharrem İnce’nin “adam kazandı” mesajından sonra iptal ettiği balkon konuşmasını yapmaya karar verdi…

Erdoğan’a o balkon konuşmasını YSK değil Muharrem İnce yaptırdı…

YSK’dan önce Muharrem İnce “adamın kazandığını” ilan etti…

***

24 Haziran saat 17’de YSK önünde görülen Muharrem İnce’yi birdaha o gece gören olmadı…

Bu yüzden yüzlerce şehir efsanesi üretildi…

“Rehin alındığını” söyleyenlerin, “kaçırıldığını” iddia edenlerin ardı-arkası kesilmedi…

“Tehdit edildi” veya “anlaştı” iddiaları da peş peşe sosyal medyayı kapladı…

25 Haziran’da ortaya çıkan Muharrem İnce bu iddiaları sert ve kesin bir dille reddetti; bu ve benzeri iddiaları ortaya atanları “şizofren” ilan etti…

***

“Ben vefalı bir adamım bir daha asla Kılıçdaroğlu’nun karşısında aday olmam” diyen Muharrem İnce YSK seçim sonuçlarını ilan etmeden hem adaylığını hem de kurultay talebini ilan etti…

25 Haziran’dan bu yana da CHP’de kurultay olacak mı olmayacak mı tartışması devam ediyor…

Ama daha önemlisi 25 Haziran’dan itibaren Kılıçdaroğlu’na karşı yandaş medyada ve AKP cephesinde bir linç kampanyası başlatıldı…

AKP genel başkanı Erdoğan CHP’lilere seslenerek “ya CHP’liler Kılıçdaroğlu’ndan hesap soracak ya da biz gereğini yapacağız” diyerek Kılıçdaroğlu’nu aleni bir şekilde tehdit etti…

***

AKP genel başkanı Erdoğan bu “talimatı” verir de yandaş medya geride durur mu?

25 Haziran’dan itibaren bütün yandaş televizyon ve gazeteler Kılıçdaroğlu başlığıyla çıktılar…

Kılıçdaroğlu’na karşı itibarsızlaştırma kampanyası her yola başvurularak sürdürüldü-sürdürülüyor…

Her türlü yalan; iftira olağan hale getirildi…

***

Erken seçim kararı daha gündemde olmadığı bir dönemde Aydın Doğan ve kızı Ankara’ya çağrıldı…

En sert şekilde uyarıldı ve hiçbir şekilde “HDP, İYİ Parti haberleri yapmamaları” söylendi…

O görüşmede CHP ile ilgili de Doğan grubuna CHP’yi ve Kılıçdaroğlu’nu “itibarsızlaştırma” görevi verildi…

O günden sonra Doğan grubunun CHP’ye ve Kılıçdaroğlu’na karşı tavrı değişti…

***

Her dönemin taklacı kuşu ve tetikçisi Ahmet Hakan’a Kılıçdaroğlu karşıtı yayın görevi verildi…

Daha önce sürekli Kılıçdaroğlu’nu yayına çıkaran Ahmet Hakan birden bire Kılıçdaroğlu düşmanı kesildi…

Artık her gün Kılıçdaroğlu’na hakaret etmek dışında Ahmet Hakan hiçbir şey yazamaz oldu…

Kılıçdaroğlu dışında Ahmet Hakan hiçbir işi kalmadı…

***

Ancak bu durumda Aydın Doğan’ı kurtarmaya yetmedi; bir emir ve talimatla elindeki medya gücünü tüpçüye teslim etmek zorunda kaldı…

Bu durum gazetenin ve televizyonların “işlevini” değiştirmedi; tam tersine daha büyük “teslimiyet” yarattı…

Artık; HDP ve İYİ Parti tamamen yok sayıldı; CHP ve Kılıçdaroğlu’na karşı kampanyalar tam hız devam etti…

Erken seçimle birlikte “Tüpçü Medyası”nın havuz medyadan bir farkı kalmadı…

***

25 Haziran’dan itibaren iki havuz medyası yazarı her gün Kılıçdaroğlu’nu istifa ettirdi…

Ahmet Hakan ve Sevilay Yılman her gece “güvenilir kaynaklardan elde edilen bilgiyle Kılıçdaroğlu yarın istifa” ediyor yalanını bilerek uydurdular-yaydılar…

Her gün Kılıçdaroğlu’nu itibarsızlaştırmak için her türlü yalanı söylediler ve söylemeye devam ediyorlar…

Kılıçdaroğlu istifa etmeyince de şimdi yeni bir yalan uydurarak kirli propaganda yapıyorlar…

***

Sözde “Kılıçdaroğlu istifa edecekti ama Muharrem İnce’yi derin devlet CHP’nin başına geçirmek istiyor” demiş ve bunu önlemek için istifa etmekten vazgeçmiş…

Kime demiş; Kılıçdaroğlu bunu “Havaalanında VIP’te Kılıçdaroğlu ile görüşen hemşerisi iş adamına” söylemiş…

Tümüyle yalan tümüyle Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce’yi itibarsızlaştırmak için uydurulmuş bir haber…

Kılıçdaroğlu’nun Atatürk havalimanında böyle bir görüşme yapmadığını; bırakın her hangi birisiyle görüşmesini her hangi bir parti yöneticisiyle bile VIP’te görüşme yapmadığını hepimiz biliyoruz…

***

Kılıçdaroğlu, birkaç etkinlik için İstanbul’a geldi…

Her geldiğinde de onu karşılayanlarla selamlaştıktan sonra doğru program olan yere gitti…

Bu yalanlarla hem Kılıçdaroğlu töhmet altında bırakılıyor hem de parti içinde kutuplaşmaya hizmet ediyor…

Kılıçdaroğlu, bu güne onlarca gazeteciyle görüştü bir tek gazeteciye bile bu anlama gelebilecek hiçbir şey söylemedi…

Kılıçdaroğlu, bu güne kadar parti içinde onlarca değişik grupla kurultayla ilgili görüşmeler yaptı hiçbirinde bu anlama gelebilecek şeyler söylemedi…

***

Muharrem İnce’yle ilgili en tartışılacak “bilgiyi” Abdulkadir Selvi yazdı…

Abdulkadir Selvi daha önce Mehmet Ağır’a ve Erkan Mumcu’ya “danışmanlık” yapan Prof. Dr. Ali Alp ve Eski Yalova valisi Doç. Yusuf Erbay’ın Muharrem İnce’nin “danışman” kadrosu olduğunu söyledi…

Daha sonra çıktığı bir televizyon programında da Muharrem İnce bu iddiaları yalanlamadı…

Bu ayrıca tartışılabilecek; tartışılması gereken bir konu bunu önümüzdeki günlerde tartışacağız…

***

24 Haziran gecesinden bu yana CHP’de süreç iyi yönetilmiyor…

Daha seçim sonuçlarının ortaya çıkmasına ve tartışılmasına fırsat verilmeden CHP’de “iç hesaplaşma” çağrısı yapıldı…

Bence biraz “selden kütük kapma” kaygısıyla ama daha önemlisi 24 Haziran gecesinin tartışılmasını önlemek için alelacele kurultay fitili ateşlendi…

Böylece de CHP düşmanlarına da gün doğdu…

***

Görevleri CHP düşmanlığı olan yandaş havuz yazarları Kılıçdaroğlu’na karşı itibarsızlaştırma kampanyaları açtılar…

Bunlar yetmedi şimdi yalanlarla Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce’yi karşı karşıya getirdiler…

Bu yalanlarda tutmayacak ama onlara bu fırsatı yaratanların hiç mi suçu yok?

Kişisel ve siyasal hırslarıyla CHP’ye kötülük yapılmıyor mu?

****

Neden bu güne kadar bu yalanlara ve iftiralara kimse cevap vermedi?

Neden bu yalanları ve iftiraları yazanlara gereken tepkiler verilemedi?

Farkında değilsiniz ama yıpranan yalnızca Kılıçdaroğlu ve İnce değil…

Farkında değilsiniz ama yıpranan ve itibarsızlaştırılan CHP…

İmambakır Üküş

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

reklam
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM