• DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
  • BIST
TBMM’de Türkpa Çalıştayı

TBMM’de Türkpa Çalıştayı

Ankara (CUHA) – Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenter Asamblesi (TÜRKPA) Çevre ve Doğal Kaynaklar Daimi Komisyonu tarafından, “Ormanların Doğal Zenginliğinin Korunması İçin Mevzuat ve Uygulamalar Çalıştayı” TBMM Tören Salonu’nda gerçekleşti.

TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, TÜRKPA’nın başarılı çalışmalarıyla gurur duyduklarını belirterek, 20. yüzyılın uluslararası kuruluş, ekonomi ve hukukunun aslında miadını tamamladığını, 21. yüzyılın başında yeni bir dünyanın uluslararası hukuk, siyaset ve ekonomi alanlarında yeni anlayışların, zihniyetlerin geçerli olacağı bir dünyanın kuruluşunun arifesinde bulunulduğunu ifade etti.

Bu nedenle TÜRKPA gibi kuruluşların alternatif siyasi istişare zeminleri şeklinde ortaya çıkmasının önemini vurgulayan Şentop, Türkmenistan ve Özbekistan’ın da dahil olacağı bir bölgesel yapılanmanın, TÜRKPA’nın yoluna devam etmesini istediklerini bildirdi.

TBMM’nin “Gazi” unvanına iki kez sahip olduğunu anlatan Şentop, bunlardan ilkinin 1920’de Ankara’da toplandıktan sonra İstiklal Harbi’ni yönettiğini ve “Gazi Meclis” olduğunu, ikinci olarak da 15 Temmuz’daki hain terör saldırısından sonra “ikinci gazilik unvanını kazandığını” ifade etti.

Şentop, Gazi Meclis’in bazı bölümlerinin Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) ait uçak ve helikopterler tarafından bombalandığını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“O bombalanma esnasında Genel Kurul açıktır ve çalışmalarını yürütmüştür. Darbeci hainlere en büyük cevap verilerek demokrasinin kahramanca savunuculuğu Meclis tarafından yapılmıştır. Meclisimiz ikinci defa gazi unvanı aldı. FETÖ örgütü ajanları tarafından gerçekleştirilen bu hareketin ardından kardeş cumhuriyetlerden gelen destek bizim için ayrıca bilhassa önemliydi. Kardeşler, kardeşliğini, desteğini bu zor günlerde göstermiştir. Elzem bir durumla karşı karşıya kaldık, kardeşlerimizin desteğini, üzüntü mesajlarını en kısa zamanda olaydan sonra aldık. Bu destekten dolayı hepinize Gazi Meclisi’miz adına teşekkür ediyorum. FETÖ, sadece Türkiye’ye değil, bütün dünyaya yayılmış bir casusluk teşkilatıdır. Gerçek yüzünü, hayır işleri ve eğitim gibi sivil toplum kuruluşu gibi bazı maskelerin arkasında gizlemektedir. İnsanların iyi niyetini kullanan bu sinsi terör ve casusluk örgütüne karşı hepinizi uyarmak istiyorum.”

TÜRKPA’nın, başarılı olmasını yürekten arzu ettiğini bildiren Şentop, “TÜRKPA’yı başka uluslararası kuruluşlarla bir tutmuyoruz, TÜRKPA bizim kendi toyumuz, öz Meclisi’mizdir. TÜRKPA’nın başarısı, bizim başarımız olacak, Avrasya’nın geleceğine ve barışına ciddi katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.

Üyelerinin, TÜRKPA’ya büyük önem verdiğini belirten Şentop, TÜRKPA’ya misafir olarak yer alan Özbekistan’ın tam veya en azından gözlemci üye olmasının sağlanabileceğini, Türkmenistan’ın da kısa vadede misafir olarak katılımı için çaba sarf edilmesi gerektiğini vurguladı.

Şentop, çevre ve doğal kaynaklar çalıştayında güncel ve önemli konuların ülke sunumlarıyla ele alınacağını belirterek, çalıştayın ilk gününde sunumlarla teorik bölümünün tamamlanacağını, öğleden sonra Maden Tetkik ve Arama Müzesi ile Tohum Gen Bankası’nın, ikinci gün ise Kızılcahamam ve Kazan’ın ziyaret edilerek, pratik bölümün de tamamlanacağını anlattı.

TÜRKPA Genel Sekreteri Altınbek Mamayusupov, çalıştayın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

Çalıştayın konusunun en değerli doğa kaynaklarından olan ormanlar olduğunu belirten Mamayusupov, şöyle devam etti:

“Ormanlar, dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 31’ini kaplıyor. Dünyamızın akciğer fonksiyonunu gerçekleştiriyor. Üye ülkelerimizin orman yüzdesi ise; Azerbaycan ve Kazakistan topraklarının yüzde 11’erlik kısmı, Kırgızistan topraklarının yüzde 6’sı, Türkiye topraklarının ise yüzde 28’ini ormanlar oluşturuyor. Bunlar başta hammadde olmak üzere meralar, yaban hayvanları ve bitkilerden oluşan kaynaklardır. Bu kaynakların çevreye uyumlu kullanımı çok önemlidir.”

Ormanlar konusunda farkındalık oluşturulması amacıyla faaliyetler gerçekleştirildiğini hatırlatan Mamayusupov, çalıştayla bu alanda fikir alışverişinde bulunularak ortak tavsiye kararı alınmasına katkı sağlanmasının hedeflendiğini bildirdi.

Seminerin sonunda her iki oturumun konusunu yansıtan nihai raporun kabul edileceğini belirten Mamayusupov, bu belgenin de bu yıl mayıs ayında Bişkek’te gerçekleştirilecek toplantıda sunulacağını ifade etti.

TÜRKPA’nın da bu konuda ortak tavsiye kararlarının hazırlanmasına katkı sağlamak için bu toplantıyı düzenliyoruz.

TBMM Çevre Komisyonu Başkanı Muhammet Balta, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde başlattığı çevre sorunlarının çözümüne yönelik çalışmaların yaklaşık 17 yıllık AK PARTİ iktidarlarında sürdürüldüğünü aktardı.

Ana hedeflerinin Allah’ın verdiği nimetleri temiz tutarak, gelecek nesillere bırakmak ve israfın önlenmesi olduğunu vurgulayan Balta, çevre sorunlarına bakanlıkların hassas bir şekilde çözüm bulduğunu kaydetti.

Balta, “Son dönemde Çevre Kanunu’muzdaki eksikliklerimizi, TBMM’de bir ay önce yeni bir düzenlemeyle ortadan kaldırdığımızı düşünüyoruz. Türkiye’de orman ve doğal zenginliklerimizi korumak için önlemler aldık.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de 81 ilde doğalgaz bulunduğunu ve ilçelerde de yaygınlaşmaya başladığını belirten Balta, düzenli çöp depolama sahası sayısı 15 iken şu anda 80 civarına yaklaştığını, 2023’te Türkiye’de bütün belediyelerin düzenli depolama sahalarında çöplerinin toplanmasının hedeflendiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde sürdürülen Sıfır Atık Projesi ile çöplerin kaynağında ayrıştırılarak ekonomiye kazandırıldığını, israfın önlendiğini, ormanların ve doğanın korunduğunu vurgulayan Balta, şöyle konuştu:

“Çevre Kanunu’nda, kullanılan ve doğaya salıverilen plastik poşetlerle alakalı yasal düzenleme yaptık. Sadece poşet değil, plastik tüketimini azaltmak için bu yasal düzenlemeyi yaptık. Bu çok önemli bir düzenlemeydi. Plastik poşetler parayla vatandaşlarımıza veriliyor. 25 kuruşun 15 kuruşunu Bakanlık alıyor, 10 kuruşunu marketler alıyor. Buradan biriken parayla Sıfır Atık Projesi’ne ve belediyelerin çevresel sorunlarının çözümünde oluşturdukları altyapı ve üstyapıdaki projelerine kaynak aktarılacak. ‘Kirleten öder.’ mantığıyla birlikte kirletmeden temiz tutmak için gerekli önlemler alınmıştır.”

Doğayı kirletenlere yönelik cezaların ağırlaştırıldığını ifade eden Balta, gelecek nesillere temiz bir Türkiye bırakmak için topyekûn bir seferberlik içerisinde olduklarını kaydetti.

TÜRKPA Hukuk İşleri ve Uluslararası İşbirliği Komisyonu Başkanı İsmet Uçma, Türk dünyasının bağının, atalarından kalan güçlü bir gönül bağı olduğuna işaret ederek, “Atalarımızdan kalan miras ‘Bir olun, iri olun, diri olun.’ demektedir.” ifadelerini kullandı.

Türk dünyasının arasındaki dostluk ve kardeşliğin zor zamanlarda ispatlandığını, en kötü gününde bir Türk ülkesinin yardımına yine bir Türk memleketinin koştuğuna değinen Uçma, TÜRKPA’yı daha etkili bir kuruluş haline getirmek için kararlı ve azimli şekilde çalıştıklarını anlattı.

Uçma, Özbekistan ve Türkmenistan’ın da TÜRKPA’da yer almasına yönelik arzusunu ifade etti.

Çalıştayın gündeminde, ormanların doğal çeşitliliğinin korunması ve kaynakların doğaya uygun kullanımının yer aldığını bildiren Uçma, “Önce doğayla savaşıp sonra çevreci olmak çelişkilerle dolu bir paradigma demektir. Önce doğayla, çevreyle, kaynaklarla barışı, çevre ve doğal kaynaklarla barışı yeniden hayata geçirmek için gayret etmemiz lazım.” değerlendirmelerinde bulundu.

Açılış konuşmalarının ardından TÜRKPA üyesi ülkeler adına sunum yapıldı.

TÜRKPA Çalıştayı’nın ikinci oturumunda “Doğal Kaynakların Çevreye Uyumlu Kullanımı İçin Mevzuat ve Uygulamalar” konusu ele alındı. Türkiye’nin yanı sıra üye ülke Azerbaycan, Kırgızistan ve Kazakistan temsilcileri doğal kaynakların verimli kullanımı hakkında ülkelerinde uygulanan mevzuatlara ilişkin sunumda bulundu.

Sunumların ardından konuşan TÜRKPA Çalıştayı Oturum Başkanı ve AK PARTİ Karaman Milletvekili Recep Şeker, dost ve kardeş ülke temsilcilerini TBMM’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını söyledi.

Bağımsız Türk devletlerinin yer altı ve yer üstü zenginlikleri bakımından önemli bir coğrafyada yer aldığını ifade eden Şeker, bu doğal zenginliklerin Türk yurtlarına Allah’ın bir lütfu olduğunu dile getirdi.

İnsanoğlunun gündelik yaşamında enerji ve doğal kaynaklarının yoğun kullanımı ile karşı karşıya olduklarını, insanlık tarihinde bu kadar yoğun kaynak kullanımının son dönemde olduğu kadar gerçekleşmediğini vurgulayan Şeker, “Gezegenimiz bitmez tükenmez kaynaklardan oluşmuyor. Çevreye uyumlu bir üretim ve tüketim gözetilmediğinde doğaya ve insana son derece zararı dokunuyor. En çok zararı ise nesli tükenmekte olan canlılar görüyor. Gerekli tedbirler alınmadığı zaman doğal dengeyi bozuyor, gelecek nesilleri unutuyoruz. Doğa bizim en büyük hazinemizdir ve bu hazinenin korunmasında gereken hassasiyeti göstermek bizler için bir zarurettir.” dedi.

Çalıştay sonunda doğanın korunması adına alınacak önlemlere ilişkin hazırlanan sonuç belgesinin oylaması gerçekleştirildi. Sonuç belgesi oy birliğiyle kabul edildi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?